ABD ve Avrupa nükleer santral yapımından vazgeçmemiştir. Çünkü?

Derler'ki "İnsanlar doğduğu yerde değil, doyduğu yerde yaşarlar."

derlerki-insanlar-dogdugu-yerde-degil-doydugu-yerde-yasarlar

Türk filmlerinde bu konular zamanında çok işlendi. Zengin kız fakir oğlan misali...
17 Ekim 2017 Salı 23:06

 -İnsanın doğduğu yerde kalması öncelikle geliri ve geleceği ile alakalı olduğu için yaşam şartları kişileri doğduğu yerden alır doyacağı uzak diyarlara götürür. 

-Elbette herkes doğduğu yerden göç edecek imkanlara ve cesarete sahip değildir. Kalanlar kaldıkları yerin yaşam şartlarını peşinen kabul ederler. İnsanların geliri ancak boğazlarına yetiyorsa ve birde göç cesaretleri yoksa mecbur yaşadıkları yerlerdeki ağaların, tüccarların amalesi, ağır yaşam şartlarının kölesi olmaya devam edeceklerdir!

 -Bazıları en azından bir kere olsun şansını denemek isteyecektir. Gurbette türlü zahmetler çekerek çoluk çocuğunun geleceğini kurtarmak için hiç bilmedikleri bir ortamda ve yeni yaşam sahalarında ayakta kalmak için tüm zorluklara direneceklerdir. 

Başarısız olanlar ise boynu bükük olarak tekrar yaşadıkları ata topraklarına geri döneceklerdir.

 -Türk filmlerinde bu konular zamanında çok işlendi. Zengin kız fakir oğlan misali. Köyün Kapitalisti ya muhtardır yada köyün ağası, büyük köklü bir tüccar! Köylüler bir parça ekmeğe hep ona çalışır, ağadan habersiz hiçbir şey yapamazlar. 



 -Kapitalistler kendi bölgelerinde ekonomik üstünlüklerini siyaset arenasına taşıyıp baskı altında tuttukları halkın oylarıyla siyasal üstünlüğe de yakalamaktadırlar. Öyleki bu siyasal ayrıcalık ve zenginliklerinin getirdiği üst insan olma alışkanlığı ve şımarıklığı babadan oğula halkı sömürme, başkaldıranları da yıldırma anlayışı ile sürdürülegelen bir yaşam biçimi olarak kabul görmektedir!

 -Göç eden insanlar uzun yıllar kaldıkları gurbette ekonomik özgürlüklerini, emekliliklerini kazanmış çoluk çocuğunu okutmuş, köydeki bilgi ve becerilerinin üzerine yeni kat ve kat fazlasını koyup donanımlı olarak köylerine veya kasabalarına döndüklerinde, kendisindeki bu gelişimi gören tüm kapitalistlerin korkulu rüyası olurlar!

 -Halkı eskisi gibi kandıramayacaklarını dolayısı ile siyasal ve liderlik üstünlüklerini göçmenlere kaptırmak korkusu içinde huzursuz olan kapitalistler yenilikçi gurbetçilerin sıradan icraatlarına bile karşı çıkarak ulu orta tehdit ve itibarsızlaştırma politikası güderek alakalı alakasız şöyle derler; "Siz buradan gittiniz ama biz gitmedik" bunun meali şudur; "sizin burada söz hakkınız yok biz ne dersek o olur"

 -Gurbetçilerin diyeceği ise; "Siz elbette gitmezdiniz çünkü o kibar parmaklarınız bizim tuttuğumuz hiçbir ağır işi tutmadı, soğukta üşümediniz,  siz hiç aç kalmadınız, siz hiç yoksulluk, fakirlik çekmediniz. Çünkü sizin babanız bizim gibilerinin babalarının kazandıklarını ellerinden alan bu köyün ağasıydı azizim!

-Bu laf sözün bittiği yerdir

-Yöresel kapitalistler gurbetçilerin gelişinden pek memnun kalmazlar, heleki yönetime el atmak istemelerini hiç hazmedemezler.  

 -Bu nedenle göçmenlerin gelişinden kapitalist ve kapitaller suskun, endişe ve kaygı duymaktadır..!

 

M.Talip Girgin


Haber okunma sayısı: 519



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

KATEGORİLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

KIRKLARELİ - HAVA DURUMU

KIRKLARELI

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ